AMAÇ Koroner arter ektazisi (KAE), giderek artan şekilde iyi huylu bir anatomik varyanttan ziyade aktif bir inflamatuvar damar hastalığı olarak kabul edilmektedir. Pan-immün-inflamasyon değeri (PIV), nötrofil, monosit, trombosit ve lenfosit sayılarının birleşimiyle oluşturulan ve sistemik inflamasyonun bütüncül bir göstergesini sağlayan yeni bir biyobelirteçtir. Bu çalışmanın amacı, PIV ile KAE arasındaki ilişkiyi değerlendirmek ve tanısal performansını geleneksel inflamatuvar indekslerle karşılaştırmaktır.
YÖNTEM Bu retrospektif olgu-kontrol çalışmasında, 2018–2024 yılları arasında elektif koroner anjiyografi uygulanan 17,538 hasta tarandı. İzole KAE’si olan 228 hasta ve yaş, cinsiyet ve BKİ açısından eşleştirilmiş normal koroner anatomili 296 kontrol çalışmaya dahil edildi. Hematolojik ve biyokimyasal parametreler analiz edildi, inflamatuvar indeksler hesaplandı. Bağımsız prediktörleri belirlemek ve tanısal performansı değerlendirmek amacıyla lojistik regresyon ve ROC analizleri yapıldı.
BULGULAR KAE’li hastalarda PIV düzeyleri kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha yüksekti (801.6 [504.4–1301.8] vs. 491.8 [302.4–872.7], P < 0.001). Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde, log-dönüştürülmüş PIV düzeyi hipertansiyon, trigliserid, HDL-kolesterol ve serum kreatinin ile birlikte KAE ile bağımsız olarak ilişkili kalmıştır (OR: 1.987, %95 GA: 1.057–3.737, P = 0.033). PIV, tüm inflamatuvar indeksler arasında en yüksek ayırt edici güce sahipti (AUC: 0.674, %95 GA: 0.623–0.722) ve SII, NLR, PLR ve SIRI ile güçlü korelasyon göstermiştir (P = 0.75–0.94).
SONUÇ Yükselmiş PIV düzeyleri KAE varlığıyla bağımsız olarak ilişkilidir ve bu durum hastalığın patogenezinde sistemik inflamasyonun temel rolünü yansıtmaktadır. Basit, ulaşılabilir ve düşük maliyetli bir belirteç olarak PIV, KAE riski altındaki hastaların belirlenmesinde pratik bir tamamlayıcı araç olabilir. Bulgularımızın, daha geniş ve prospektif çalışmalarda doğrulanması gerekmektedir.
Copyright © 2025 Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi
