Turk Kardiyol Dern Ars. Baskıdaki Makaleler: TKDA-91987 | DOI: 10.5543/tkda.2026.91987
Genç Akut Koroner Sendrom Hastalarında No-Reflow: İnflamatuvar Prognostik İndeks ile İlişkisi
Ahmet Can Çakmak1, Şevval Özdemir1, Muhammet Taşdemir1, Yusuf Can21Kardiyoloji Kliniği, Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Sakarya, Türkiye
2Kardiyoloji Anabilim Dalı, Sakarya Üniversitesi, Sakarya, Türkiye
Amaç: No-reflow fenomeni (NRP), akut koroner sendrom (AKS) nedeniyle perkütan koroner girişim (PKG) uygulanan hastalarda olumsuz sonuçlarla ilişkili önemli bir komplikasyondur. İnflamasyon, NRP’nin patofizyolojisinde merkezi bir rol oynamaktadır. Nötrofil-lenfosit oranı ile C-reaktif protein/albümin oranı kullanılarak hesaplanan inflamatuvar prognostik indeks (IPI), son dönemde yeni bir inflamatuvar belirteç olarak dikkat çekmektedir. Bu çalışmada, PKG uygulanan genç AKS hastalarında IPI ile NRP arasındaki ilişkinin araştırılması amaçlandı.
Yöntem: Bu tek merkezli retrospektif çalışmaya, 2022–2025 yılları arasında AKS nedeniyle PKG uygulanan ≤45 yaşındaki toplam 443 ardışık hasta dahil edildi. Çalışma popülasyonu 305 STEMI (%68,8), 126 NSTEMI (%28,4) ve 12 kararsız angina (%2,7) hastasından oluşmaktaydı. Laboratuvar parametreleri, indeks yatış sırasında koroner anjiyografi öncesinde alınan ilk venöz kan örneğinden elde edildi. NRP, mekanik obstrüksiyon yokluğunda işlem sonrası nihai TIMI akım derecesinin 0–2 olması veya nihai TIMI akım derecesi 3 iken miyokardiyal blush derecesinin 0–1 olması şeklinde tanımlandı. Klinik, laboratuvar, anjiyografik ve prosedürel özellikler NRP durumuna göre karşılaştırıldı. Bağımsız ilişkili faktörleri belirlemek ve inflamatuvar indekslerin ayırt edici performansını değerlendirmek amacıyla lojistik regresyon ve receiver operating characteristic (ROC) eğrisi analizleri yapıldı.
Bulgular: NRP 112 hastada (%25,3) gelişirken, 331 hastada (%74,7) normal akım izlendi. NRP gelişen hastalarda IPI düzeyleri, NRP gelişmeyen hastalara kıyasla anlamlı olarak daha yüksekti [6,88 (4,66–12,67) ve 3,50 (2,03–7,41), P < 0,001]. Multivaryant modelde IPI, doğal kübik spline (4 serbestlik derecesi) kullanılarak modellendi; model ayrıca STEMI başvurusu, LAD’nin suçlu damar olması, serum kreatinin düzeyi ve başlangıç TIMI akım derecesi 0–1 değişkenlerini içeriyordu. Multivaryant analizde IPI ile NRP arasında anlamlı ve doğrusal olmayan bir ilişki saptandı (genel ilişki için P < 0,001; doğrusal olmama için P < 0,001). Başlangıç TIMI akım derecesinin 0–1 olması ve LAD’nin suçlu damar olması da NRP ile bağımsız olarak ilişkili bulundu. Tek başına ROC analizinde IPI, değerlendirilen inflamatuvar belirteçler arasında NRP açısından en yüksek ayırt edici performansı gösterdi (AUC: 0,725, %95 GA: 0,677–0,772). IPI için 3,45 kesim değeri %92,0 duyarlılık ve %49,8 özgüllük sağladı; bu bulgu, yüksek duyarlılığa karşın özgüllüğün sınırlı olduğunu göstermektedir.
Sonuç: IPI, PKG uygulanan genç AKS hastalarında NRP ile anlamlı ve doğrusal olmayan bir ilişki göstermiştir ve bu prosedürel komplikasyon açısından artmış risk taşıyan hastaların belirlenmesinde ek bilgi sağlayabilir. Bununla birlikte, görece düşük özgüllüğü, tek başına bir belirteç olarak kullanımını sınırlamaktadır ve bulguların prospektif çalışmalarla doğrulanması gerekmektedir.
Anahtar Kelimeler: Akut koroner sendromlar, inflamatuvar prognostik indeks, no-reflow.
Sorumlu Yazar: Ahmet Can Çakmak
Makale Dili: İngilizce