ISSN 1016-5169  |  E-ISSN 1308-4488
TÜRK KARDİYOLOJİ DERNEĞİ ARŞİVİ - Turk Kardiyol Dern Ars: 54 (4)
Cilt: 54  Sayı: 4 - Haziran 2026
EDİTÖRDEN
1. 
Prof. Eugene Braunwald: Kardiyolojinin Bir Vizyonerini Kaybettik
Prof. Eugene Braunwald: Passing of a Visionary in Cardiology
Lale Tokgözoğlu
PMID: 42087795  doi: 10.5543/tkda.2026.50879  Sayfa 293
Makale Özeti |Tam Metin PDF

DERLEME
2. 
Akıllı Sensörler, Daha Akıllı Kalpler: Kardiyolojide Giyilebilir Teknoloji Devrimi
Smart Sensors, Smarter Hearts: The Wearable Revolution in Cardiology
Afnan Chaudhry, Mohamed Darwish, Navina Paul, Imad Alabdul Razzak, Özge Taşgın Yıldırım, Çelebi Yıldırım, Daniel Ratliff
PMID: 41879426  doi: 10.5543/tkda.2026.86650  Sayfalar 294 - 303
Kardiyovasküler hastalık (KVH), dünya genelinde diğer tüm hastalıklardan daha fazla ölüme neden olmaya devam etmektedir. Geleneksel klinik ziyaretleri yalnızca sağlığın kısa süreli bir anlık görüntüsünü sunar ve bu durum, korunma ve erken müdahale için birçok fırsatın kaçırılmasına yol açar. Giyilebilir teknolojiler artık kardiyovasküler bakımı günlük yaşama taşıyarak sürekli fizyolojik ve davranışsal veri sağlamaktadır; bu da KVH’nin nasıl tespit edildiğini, tedavi edildiğini ve nihayetinde nasıl önlendiğini dönüştürme potansiyeline sahiptir. Bu derleme, tüketici sınıfı bilekliklerden gelişmiş sensör içeren akıllı tekstillere kadar uzanan giyilebilir cihazların kardiyovasküler tıbbı nasıl yeniden şekillendirdiğini ele almaktadır. Mekanik, optik ve elektrokimyasal algılama yöntemleri ile bunların bakım sürecinin farklı aşamalarındaki uygulamaları tartışılmaktadır: risk değerlendirmesi, aritmi ve iskemi tespiti, kalp yetersizliği izlem ve kardiyak rehabilitasyon. Yapay zekâ ile birleştirildiğinde bu cihazlar, semptomlar ortaya çıkmadan önce klinik kötüleşmeyi öngörebilen öngörüsel içgörüler üretmektedir. Öncü çalışmalar gerçek yaşamda önemli bir potansiyel ortaya koysa da ölçüm doğruluğu, hasta uyumu, veri fazlalığı ve sağlık sistemlerine sınırlı entegrasyon gibi süregelen zorluklar mevcut etkilerini sınırlandırmaktadır. Bunun yanı sıra, maliyet ve dijital okuryazarlık konularındaki eşitsizlikler acilen ele alınmazsa kardiyovasküler sonuçlardaki farklılıkların daha da artması riski bulunmaktadır. Giyilebilir teknolojiler, kardiyovasküler tıbbı hastane ortamının ötesine taşıyarak ev ortamına ulaştırmakta ve reaktif tedavi yaklaşımından proaktif, kişiselleştirilmiş ve eşitlikçi bir bakıma geçiş için benzersiz bir fırsat sunmaktadır. Çok modlu algılama teknolojileri, yapay zekâ ve sağlık sistemleriyle sorunsuz entegrasyon alanındaki ilerlemeler, gerekli bilimsel doğrulama, dikkatli düzenleme ve sağlık eşitliğine bağlılık sağlandığı takdirde giyilebilir cihazları KVH ile mücadelede temel araçlardan biri haline getirebilir.

ARAŞTIRMA
3. 
Sıvı Kalp İlaçlarının İnsan Katalaz Enzimi Üzerindeki İn Vitro Etkileri
In Vitro Effects of Liquid Cardiac Drugs on Human Catalase Enzyme
Onur Argan, Kübra Çıkrıkcı, Nahit Gençer
PMID: 41588817  doi: 10.5543/tkda.2026.78280  Sayfalar 304 - 309
Amaç: İntravenöz ilaçlar damara uygulandığında, ilaçla ilk karşılaşan savunma mekanizması eritrositlerdir. Katalaz, eritrositlerde bulunan temel antioksidan enzimdir. İlaca bağlı katalaz inhibisyonu, ilaç yan etkilerine yol açabilir. Katalaz iyi bilinen bir enzim olmasına karşın, literatürde ilaç–katalaz etkileşimini araştıran çalışma sayısı sınırlıdır. Bu nedenle bu çalışmada, sıvı kardiyak ilaçların katalaz aktivitesi üzerindeki etkileri in vitro olarak araştırıldı.

Yöntem: Katalaz aktivitesi, Aebi tarafından geliştirilen ve spektrofotometrik temele dayanan yöntem kullanılarak değerlendirildi. İlaçlar in vitro koşullarda insan kanı ile etkileşime tabi tutuldu. Elde edilen IC50 değerleri karşılaştırıldı.

Bulgular: En güçlü katalaz inhibitörleri noradrenalin (IC50: 4,61 µM), adrenalin (IC50: 32,58 µM) ve amiodaron hidroklorür (IC50: 41,86 µM) olarak belirlendi. Dopamin hidroklorürün (IC50: 429,15 µM) ve lidokain hidroklorürün (IC50: 453,1 µM) katalaz inhibisyonu üzerindeki etkilerinin oldukça düşük olduğu saptandı. Diğer ilaçların IC50 değerleri ise adenozin için 58,49 µM, atropin sülfat için 68,75 µM, dobutamin hidroklorür için 80,79 µM, gliseril trinitrat için 86,66 µM ve heparin sodyum için 92,4 µM olarak bulundu.

Sonuç: Noradrenalin, adrenalin ve amiodaron hidroklorür, katalaz enzimi üzerinde güçlü inhibitör etkiye sahiptir. Katalaz inhibisyonu, bu ilaçların yan etkilerinden sorumlu olabilecek mekanizmalardan biri olabilir. Bu nedenle söz konusu ilaçlar tedavide kullanılırken, katalaz inhibisyonu ile ilişkili olası yan etkilerin önlenmesi amacıyla ilaç dozları ve uygulama süreleri dikkatle kontrol edilmelidir.

4. 
Kronik Kalp Yetmezliği Olan Özbek Hastalarda Böbrek Disfonksiyonu Gelişiminde NOS3 Geninin T-786C Polimorfizminin Rolü
T-786C Polymorphism of the NOS3 Gene and Its Role in the Development of Renal Dysfunction in Patients of the Uzbek Population with Chronic Heart Failure
Gulnoza Zakirova, Dilyafruz Masharipova, Qodirjon Boboev, Dilnoza Tagaeva
PMID: 41582924  doi: 10.5543/tkda.2026.23779  Sayfalar 310 - 315
Amaç: NOS3 geninin T-786C polimorfizminin, kronik kalp yetmezliği (KKY) olan Özbek hastalarda böbrek yetmezliğinin başlangıcı ve ilerlemesi üzerindeki etkisini araştırmak.

Yöntem: Çalışmaya, Özbek uyruklu KKY tanılı 200 hasta dâhil edildi. Glomerüler filtrasyon hızı (eGFR) 110 hastada 60 ml/dak/1,73 m²’nin üzerinde, 90 hastada ise bu değerin altındaydı. Kontrol grubu, Özbek uyruklu 120 şartlı sağlıklı donörden oluşturuldu. NOS3 T-786C polimorfizminin analizi için, üreticinin standart protokolüne uygun olarak NPF Litex LLC (Moskova, Rusya) tarafından geliştirilen ticari test kitleri kullanıldı. NOS3 promotör bölgesindeki polimorfik alanın amplifikasyonu, Rotor-Gene Q termal döngü cihazı (QIAGEN, Hilden, Almanya) kullanılarak gerçekleştirildi. Polimeraz zincir reaksiyonu (PCR), toplam 25 µL hacimde ve şu döngü koşullarında uygulandı: 95 °C’de 5 dakika süren başlangıç denatürasyonu; ardından 95 °C’de 30 saniye denatürasyon, 60 °C’de 30 saniye primer bağlanması ve 72 °C’de 1 dakika DNA uzaması olmak üzere 35 döngü; son olarak 72 °C’de 10 dakika süreyle son uzatma aşaması gerçekleştirildi. Elde edilen veriler, SPSS istatistik paket programı (IBM Corp., Armonk, NY, ABD) ve OpenEpi v9.2 (OpenEpi, Emory University, Atlanta, GA, ABD) kullanılarak analiz edildi.

Bulgular: Genotip ve allelik varyasyonların dağılımında farklılık eğilimi olduğu saptandı. Ana grupta C alelinin sıklığı %35,5 iken kontrol grubunda bu oran %28,3 olarak bulundu. eGFR değeri < 60 ml/dak/1,73 m² olan hastalarda C/C genotipine sahip olma olasılığı daha yüksekti (%15,6; kontrol grubunda %10,8). T-786C polimorfizminin, NOS3 aktivitesini bozarak nitrik oksit (NO) üretimini azalttığı ve bu durumun böbrek fonksiyon bozukluğunu ağırlaştırdığı gözlendi.

Sonuç: NOS3 geninin T-786C polimorfizmine ait C genetik varyantı, kronik kalp yetmezliği olan hastalarda bozulmuş böbrek fonksiyonu ile ilişkilidir.

5. 
Nöbet Vardiyalarının Gizli Bedeli: Asistanlarda Azalmış Kalp Hızı Değişkenliği ve Artan Fizyolojik Stres
The Hidden Toll of On-Call Shifts: Reduced Heart Rate Variability and Increased Physiological Stress in Residents
Şahhan Kılıç, Süha Asal, Ayça Yılmaz Atinkaya, Mert Babaoğlu, Samet Yavuz, Vedat Çiçek, Yetkin Korkmaz, Tufan Çınar
PMID: 41615707  doi: 10.5543/tkda.2026.93450  Sayfalar 316 - 322
Amaç: Nöbet görevi olan asistanlarda otonomik disfonksiyonun kalp hızı değişkenliği (HRV) ile değerlendirilmesi amaçlandı.

Yöntem: Toplam 140 asistanın (104’ü nöbet tutan, 36’sı nöbet tutmayan) katıldığı kesitsel bir çalışma yapıldı. HRV parametreleri, stres indeksleri ve fiziksel aktivite düzeyi (IPAQ skoru) parametrik ve non-parametrik testler kullanılarak karşılaştırıldı.

Bulgular: Nöbet tutan asistanlarda daha yüksek kalp hızı (84’e karşı 79 vuru/dakika, P = 0.006), daha yüksek stres indeksleri (12.1’e karşı 9.96, P = 0.003) ve daha düşük parasempatik belirteçler (RMSSD, SDNN, PNS indeksi; tümü için P ≤ 0.006) saptandı. Fiziksel aktivite düzeyleri açısından gruplar arasında anlamlı fark bulunmadı.

Sonuç: Gece nöbetleri, yaşam tarzı faktörlerinden bağımsız olarak otonomik dengeyi bozmakta ve kardiyovasküler riski artırmaktadır.

6. 
ST-Segment Elevasyonlu Miyokard Enfarktüsü Hastalarının Takibinde Sol Ventrikül Ejeksiyon Fraksiyonunun Kişiselleştirilmiş Öngörüsü: Pratik Bir Nomogram Modelinin Geliştirilmesi
Personalized Prediction of Left Ventricular Ejection Fraction in the Follow-Up of Patients with ST-Segment Elevation Myocardial Infarction: Development of a Practical Nomogram Model
Duygu Genç Albayrak, Duygu İnan, Barış Şimşek, Zeynep Kolak, Feyza Mollaalioğlu, Evliya Akdeniz, Osman Uzman, Mehmet Saygı, Ahmet Çağdaş Yumurtaş, Mustafa Azmi Sungur, Mehmet Fatih Yılmaz, Gönül Zeren, İbrahim Halil Tanboğa, Can Yücel Karabay
PMID: 41949551  doi: 10.5543/tkda.2026.96909  Sayfalar 323 - 332
Amaç: ST-segment elevasyonlu miyokard enfarktüsü (STEMI) sonrası sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonunun (LVEF) doğru tahmini, uzun dönem yönetim ve kardiyovasküler risk sınıflaması açısından önemlidir. Bu çalışmada STEMI sonrası altıncı ay LVEF’nin belirleyicilerinin saptanması ve bireyselleştirilmiş prognostik değerlendirme için klinikte uygulanabilir bir nomogram geliştirilmesi amaçlandı.

Yöntem: Bu prospektif, tek merkezli kohort çalışmaya Temmuz 2018–Ekim 2018 tarihleri arasında STEMI tanısı ile başvuran ardışık hastalar dahil edildi. Başlangıç klinik, laboratuvar ve anjiyografik değişkenler toplandı. LVEF, indeks yatış sırasında ve altıncı ay izleminde transtorasik ekokardiyografi ile değerlendirildi. Hastalar izlem LVEF’sine göre dört gruba ayrıldı. Altıncı ay LVEF’nin belirleyicileri orantılı odds lojistik regresyon ile belirlendi ve nihai çok değişkenli modele dayalı bir nomogram oluşturuldu.

Bulgular: Toplam 231 hasta analiz edildi (medyan yaş: 57 yıl; %83 erkek). Başlangıçta 119 hastada (%51) LVEF <%50 saptanırken, altıncı ay izleminde 115 hastada (%49) LVEF < %50 olarak devam ettiği görüldü. Çok değişkenli analizde başlangıç LVEF, pik kreatin kinaz–miyokardiyal band (CK-MB) düzeyi, yaş, hipertansiyon varlığı ve final Thrombolysis in Myocardial Infarction (TIMI) akım derecesi, izlemdeki LVEF’nin bağımsız belirleyicileri olarak saptandı (tümü için P < 0,05).

Sonuç: Başlangıç LVEF ve pik CK-MB düzeyi, STEMI sonrası altıncı ay LVEF’nin en güçlü belirleyicileriydi. Yaş, hipertansiyon ve final TIMI akım derecesi de diğer belirleyiciler olarak tespit edildi. Geliştirilen nomogram, STEMI’den sağ kalan hastalarda bireyselleştirilmiş izlem planlaması ve risk değerlendirmesi için pratik bir araç sunmaktadır.

7. 
Atriyal Fibrilasyonda Sol Atriyal Yeniden Yapılanmanın Bir Göstergesi Olarak Serum Tiyol/Disülfit Homeostazı
Serum Thiol/Disulfide Homeostasis as a Marker of Left Atrial Remodeling in Atrial Fibrillation
Elçin Özdemir Tutar, Yunus Emre Özbebek, Mehmet Erdoğan, Serdal Baştuğ, Nihal Akar
PMID: 41947700  doi: 10.5543/tkda.2026.43505  Sayfalar 333 - 339
Amaç: Oksidatif stresin, redoks dengesizliği yoluyla atriyal yeniden yapılanmaya katkıda bulunarak atriyal fibrilasyonun (AF) patogenezinde rol oynadığı gösterilmiştir. Bu çalışmanın amacı, atriyal fibrilasyonu olan hastalarda serum tiyol/disülfit homeostazı (TDH) parametreleri ile sol atriyumun (LA) yapısal yeniden yapılanmasını gösteren ekokardiyografik göstergeler arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir.

Yöntem: Bu kesitsel çalışmaya AF tanısı konmuş 123 hasta ve 58 sağlıklı kontrol dahil edildi. Tüm katılımcıların demografik, biyokimyasal ve ekokardiyografik verileri toplandı. Serum doğal tiyol, total tiyol ve disülfit düzeyleri tam otomatik spektrofotometrik bir yöntem kullanılarak analiz edildi. LA boyutları, hacmi, sferisite ve hacim indeksi transtorasik ekokardiyografi ile ölçüldü. LA hacim indeksi ile bağımsız olarak ilişkili faktörleri belirlemek amacıyla korelasyon ve çoklu doğrusal regresyon analizleri yapıldı.

Bulgular: AF hastalarında kontrol grubuna kıyasla LA çapı, LA hacmi ve LA hacim indeksinin anlamlı derecede arttığı saptandı (tüm P < 0.001). TDH parametreleri açısından AF ve kontrol grupları arasında anlamlı fark bulunmadı (P > 0.05). AF grubunda doğal tiyol ve total tiyol düzeyleri sırasıyla LA longitudinal çapı ve LA boyut indeksi ile ters korelasyon gösterdi. Çok değişkenli analizde doğal tiyol düzeyi (β=–0.235, P = 0.001), vücut yüzey alanı (β=–0.143, P = 0.03) ve LA hacim indeksinin bağımsız belirleyicileri olarak saptandı.

Sonuç: Doğal tiyol düzeyleri, AF’de sol atriyal yeniden yapılanma göstergeleri ile sınırlı düzeyde ilişki göstermektedir. Gruplar arasında anlamlı fark bulunmaması ve korelasyonların görece zayıf olması nedeniyle bu bulgular kesin sonuçlardan ziyade hipotez oluşturucu nitelikte değerlendirilmelidir.

8. 
Kalp Hastalıkları için Kontrol Tutumları Ölçeği-Revize'nin Türkçe Versiyonunun Psikometrik Değerlendirmesi
Psychometric Evaluation of the Turkish Version of the Control Attitudes Scale–Revised for Heart Disease
Esra Türker, Meltem Meriç
PMID: 41949550  doi: 10.5543/tkda.2026.45636  Sayfalar 340 - 346
Amaç: Algılanan kontrol, öz yönetimin önemli olduğu kronik hastalıkları olan hasta gruplarında ele alınması gereken bir konudur. Kontrol algısı yüksek olan hastalar, kronik hastalık semptomlarının yönetimi ve hastalığa uyum konusunda yüksek başarı oranına sahiptir.

Yöntem: Bu çalışma, kalp yetmezliği olan Türk hastalarda Kontrol Tutumları Ölçeği-Revize'nin psikometrik özelliklerini araştırmak için tasarlanmış metodolojik bir uyarlamadır. Ölçeğin güvenilirlik testlerinde, iç tutarlılığı belirlemek için Cronbach alfa katsayısı kullanılmış, madde homojenliği ise madde-toplam ve madde-madde korelasyonları kullanılarak değerlendirilmiştir. Ölçeğin geçerlilik testlerinde ise doğrulayıcı faktör analizi ve bilinen ilişkiler için hipotez testi, ayırt edici geçerlilik ve test-tekrar test güvenilirliği kullanılmıştır.

Bulgular: Ölçeğin doğrulayıcı faktör analizi (CFA) testi orijinal CAS-R'nin tek faktörlü yapısının destekleyici uyum indeksleri ile sonuçlanmıştır (tüm maddeler için P < 0,001). Ölçeğin Cronbach alpha güvenilirlik katsayısı 0,99 olarak hesaplanmıştır. Yapı geçerliliği için kullanılan hipotez testinde Türkçe Kontrol Tutumları Ölçeği-Revize ile dokuz maddelik Avrupa Kalp Yetmezliği Öz Bakım Ölçeği arasında r = 0,568 (P < 0,05) orta düzeyde korelasyon saptanmıştır.

Sonuç: Bu sonuçlara dayanarak, Kontrol Tutumları Ölçeği-Revize'nin Türk hastalar için uygun ve güvenilir bir araç olduğu sonucuna varılabilir. Bulguların hem sağlık profesyonelleri hem de hastalar için yararlı olması beklenmektedir.

OLGU BİLDİRİSİ
9. 
Opere Edilmeden Erişkinliğe Ulaşmış Çift Girişli Sol Ventrikül Olgusu
A Case of Double-Inlet Left Ventricle Reaching Adulthood Without Surgery
Emrah Kaya, Mehmet Ali Astarcıoğlu, Taner Şen, Emre Berk Erkip
PMID: 41025493  doi: 10.5543/tkda.2025.67916  Sayfalar 347 - 351
Çift girişli sol ventrikül (DİLV), tek ventrikül defektleri olarak da bilinen, nadir görülen konjenital kalp defektlerindendir ve her iki atriyumdan çıkan kanın tek bir ventriküle aktığı karmaşık bir yapıya sahiptir ve tüm konjenital kalp hastalıklarının yaklaşık %1,5'ini oluşturur. Kalp hastalığı öyküsü olmayan 37 yaşındaki kadın hasta, rutin kardiyolojik değerlendirmeler için polikliniğimize başvurdu. Kardiyak oskültasyonda, mezokardiyak odakta 3/6 pansistolik ve pulmoner odakta 3/6 sistolik ejeksiyon üfürümü duyulması üzerine transtorasik ekokardiyografi (TTE) yapıldı. Hastanın TTE'sinde, dört odacıklı apikal görüntülemede atriyoventriküler kapakların tek bir ventriküler boşluğa açıldığı görüldü. Belirgin bir interventriküler septum görülmezken, rudimenter bir sağ ventrikül ve ventriküler septal defekt (VSD) izlendi. Pulmoner kapakta 38 mmHg'lik bir gradient vardı. Hafif-orta şiddette pulmoner stenoz mevcuttu. Daha sonra yapılan transözofageal ekokardiyografide (TEE) de rudimenter interventriküler septum ve sağ ventrikül gözlendi. Hastanın VSD’sinde şantın küçük düzeyde olması, pulmoner vasküler direncin normal sınırlarda bulunması ve belirgin semptom vermeden, siyanoz gelişmeden erişkin yaşa ulaşması da göz önüne alınarak ayrıca hastaya enfektif endokardit profilaksisi, ara ara flebotomi gerekebileceği anlatılarak yakın tıbbi takip kararı alındı. Çift girişli sol ventrikül, genellikle çocukluk çağında semptomatik olarak teşhis edilen ve cerrahi müdahale gerektiren ciddi bir konjenital kalp anomalisi olarak bilinir. Ancak literatürde, çok nadir de olsa cerrahi müdahale olmaksızın erişkinliğe ulaşan asemptomatik seyirli vakalar bildirilmiştir.

10. 
Karillon Anüloplasti Cihazı Bulunan Bir Hastada Sol Dal Demeti Optimizasyonlu Kardiyak Resenkronizasyon Tedavisi: Zorluklar ve Çözümler
Left Bundle Branch-Optimized Cardiac Resynchronization Therapy in a Patient with a Carillon Annuloplasty Device: Challenges and Solutions
Hasan Kan, Ahmet Taha Şahin, Ahmet Lütfü Sertdemir, Enes Elvin Gül
PMID: 40927902  doi: 10.5543/tkda.2025.53506  Sayfalar 352 - 356
Kardiyak resenkronizasyon tedavisi (CRT), kalp yetersizliği olan hastalarda klinik sonuçları iyileştirmektedir. Ancak daha önce uygulanan perkütan mitral anüloplasti gibi girişimler, sol ventrikül lead yerleşimini engelleyebilir. Bu yazıda, iskemik kardiyomiyopati ve ciddi fonksiyonel mitral yetersizliği olan, daha önce Karillon cihazı implante edilmiş 70 yaşında erkek bir hasta sunulmaktadır. Koroner sinüs yolunun erişilemez olması nedeniyle, sol dal demeti alanına pil yerleştirilerek optimizasyonlu CRT (LOT-CRT) uygulanmıştır. İşlem başarılı olmuş; QRS süresi, ekokardiyografik parametreler ve klinik durum iyileşmiştir. Bu olgu, anatomik zorlukların bulunduğu hastalarda, konvansiyonel CRT’nin uygulanamadığı durumlarda fizyolojik bir alternatif olarak LOT-CRT yönteminin uygulanabilirliğini göstermektedir.

OLGU GÖRÜNTÜSÜ
11. 
Kronik Koroner Sendromda Sol İnternal Mammarian Arter Yan Dalı ile Subklavyen ve Koroner Arter Darlıklarına Yönelik Perkütan Girişim
Percutaneous Intervention for Left Internal Mammary Artery Side Branch, Subclavian, and Coronary Artery Stenosis in Chronic Coronary Syndrome
Mert Doğan, Ahmet Kıvrak, Uğur Canpolat, Ahmet Hakan Ateş, Kudret Aytemir
PMID: 40763335  doi: 10.5543/tkda.2025.17608  Sayfalar 357 - 358
Makale Özeti |Tam Metin PDF

12. 
Çift Odacıklı Pacemaker’da Füzyon, Psödofüzyon ve Psödo-Psödofüzyon: Tek Görüntüde Karmaşadan Açıklığa
Fusion, Pseudofusion, and Pseudo-Pseudofusion in a Dual-Chamber Pacemaker: From Confusion to Clarity in a Single Image
Selin Yöndem, Özcan Özeke, Ahmet Korkmaz, Meryem Kara, Elif Hande Özcan Çetin, Duygu Koçyiğit Burunkaya, Fırat Özcan, Serkan Çay, Dursun Aras, Serkan Topaloğlu
PMID: 41586797  doi: 10.5543/tkda.2026.70044  Sayfalar 359 - 360
Makale Özeti |Tam Metin PDF

13. 
Apandiksin Temiz Olduğu Durumda: Sol Atriyum Tavanında Dev Bir Trombüs
When the Appendage is Clear: A Giant Left Atrial Roof Thrombus
Yalçın Velibey, Erkan Kahraman, Muhsin Melik, Fahmın Samadlı, Nurşen Keleş, Rezan Aksoy
PMID: 42087794  doi: 10.5543/tkda.2026.32360  Sayfalar 361 - 362
Makale Özeti |Tam Metin PDF | Video

EDİTÖRE MEKTUP
14. 
Hipertansiyon Tedavisinde Gözden Kaçan İki Konu: Risk Eşikleri ve Obezitenin Tedaviye Dahil Edilmesi
Two Overlooked Issues in Hypertension Management: Risk Thresholds and Obesity Integration
Oğuz Abdullah Uyaroğlu
PMID: 41910508  doi: 10.5543/tkda.2026.06181  Sayfalar 363 - 364
Makale Özeti |Tam Metin PDF

EDİTÖRE MEKTUP YANITI
15. 
Editöre Mektup Yanıtı: Hipertansiyon Tedavisinde Gözden Kaçan İki Konu: Risk Eşikleri ve Obezitenin Tedaviye Dahil Edilmesi
Reply to the Letter to the Editor: Two Overlooked Issues in Hypertension Management: Risk Thresholds and Obesity Integration
Bülent Özin, Bülent Altun, Fazıl Mustafa Cesur, Cüneyt Ardıç, Mustafa Arıcı, Sinan Aydoğdu, Sevgi Aras, Kerim Güler, Serpil Müge Değer, Alper Sönmez, Güzin Zeren Öztürk, Gülsüm Özkan, Hülya Çiçekçioğlu, Gülistan Bahat, Tufan Tükek, Ülver Derici, İbrahim Şahin, Şükrü Ulusoy, Mehmet Akif Düzenli
PMID: 42095922  doi: 10.5543/tkda.2026.58933  Sayfalar 365 - 366
Makale Özeti |Tam Metin PDF

EDİTÖRE MEKTUP
16. 
Editöre Mektup: ST Yükselmeli Miyokard Enfarktüsü Hastalarında Primer Perkütan Koroner Girişim Sırasında İlaç Kaplı Balonların Kullanımının Klinik Sonuçları – Yüksek Risk Gruplarından Elde Edilen Bulgular: Tek Merkez Deneyimi
Letter to the Editor: Clinical Outcomes of Using Drug-Coated Balloons During Primary Percutaneous Coronary Intervention for ST-Elevation Myocardial Infarction Patients – Insights from High-Risk Groups: A Single-Center Experience
Mehmet Uğur Çalışkan, Gökhan Keskin
PMID: 41910509  doi: 10.5543/tkda.2026.51402  Sayfalar 367 - 368
Makale Özeti |Tam Metin PDF

EDİTÖRE MEKTUP YANITI
17. 
Editöre Mektup Yanıtı: ST Yükselmeli Miyokard Enfarktüsü Hastalarında Primer Perkütan Koroner Girişim Sırasında İlaç Kaplı Balonların Kullanımının Klinik Sonuçları – Yüksek Risk Gruplarından Elde Edilen Bulgular: Tek Merkez Deneyimi
Reply to Letter to Editor: Clinical Outcomes of Using Drug-Coated Balloons During Primary Percutaneous Coronary Intervention for ST-Elevation Myocardial Infarction Patients – Insights from High-Risk Groups: A Single-Center Experience
Ahmed Darwish, Saleh M. Khouj, Abdallah Alzoobiy, Abdullah Ghabashi, Ismail Alghamdi, Saad Alhassani, Ibrahim Elsawah, Ghada Shalaby, Abdulaziz Alshamrani, Sheeren Khaled
PMID: 41949552  doi: 10.5543/tkda.2026.28179  Sayfalar 369 - 370
Makale Özeti |Tam Metin PDF

EDİTÖRE MEKTUP
18. 
Atriyal Fibrilasyonda Farmakokinetik Bir Karıştırıcı Faktör Olarak Albümin ve MAPH Skorunun Zamansal Geçerliliği
Albumin as a Pharmacokinetic Confound and the Temporal Validity of the MAPH Score in Atrial Fibrillation
Mert Doğan
PMID: 41945361  doi: 10.5543/tkda.2026.63749  Sayfalar 371 - 372
Makale Özeti |Tam Metin PDF

EDİTÖRE MEKTUP YANITI
19. 
Editöre Mektup Yanıtı: “Atriyal Fibrilasyonda Farmakokinetik Bir Karıştırıcı Faktör Olarak Albümin ve MAPH Skorunun Zamansal Geçerliliği”
Reply to the Letter to the Editor: “Albumin as a Pharmacokinetic Confound and the Temporal Validity of the MAPH Score in Atrial Fibrillation”
Hasan Can Konte, Emir Derviş, Ömer Alyan, Dursun Aras
PMID: 41928605  doi: 10.5543/tkda.2026.23429  Sayfa 373
Makale Özeti |Tam Metin PDF

EDİTÖRE MEKTUP
20. 
Transkateter Aort Kapak Değişimi Uygulanan Sol Ventrikül Sistolik Disfonksiyonlu Hastalarda Hayatta Kalma Paradoksu, Prosedürel Öğrenme Eğrisi ve Farmakolojik Karıştırıcı Etkenlerin Ele Alınması
Addressing the Survival Paradox, Procedural Learning Curve, and Pharmacological Confounding in Patients with Left Ventricular Systolic Dysfunction Undergoing Transcatheter Aortic Valve Replacement
Mert Doğan
PMID: 41961117  doi: 10.5543/tkda.2026.63817  Sayfalar 374 - 375
Makale Özeti |Tam Metin PDF

EDİTÖRE MEKTUP YANITI
21. 
Editöre Mektup Yanıtı: Transkateter Aort Kapak Değişimi Uygulanan Sol Ventrikül Sistolik Disfonksiyonlu Hastalarda Hayatta Kalma Paradoksu, Prosedürel Öğrenme Eğrisi ve Farmakolojik Karıştırıcı Etkenlerin Ele Alınması
Reply to the Letter to the Editor: Addressing the Survival Paradox, Procedural Learning Curve, and Pharmacological Confounding in Patients with Left Ventricular Systolic Dysfunction Undergoing Transcatheter Aortic Valve Replacement
Berhan Keskin, Aykun Hakgör, Atakan Dursun, Aysel Akhundova, Ümeyir Savur, Beytullah Çakal, Hacı Murat Güneş, Ekrem Güler, İbrahim Oğuz Karaca, Bilal Boztosun
PMID: 41928604  doi: 10.5543/tkda.2026.65968  Sayfalar 376 - 377
Makale Özeti |Tam Metin PDF

EDİTÖRE MEKTUP
22. 
Tanımlar Sonuçları Şekillendirdiğinde: Non-ST-segment Elevasyonlu Miyokard Enfarktüsünde Aterojenik Plazma İndeksinin Eleştirel Değerlendirmesi
When Definitions Shape Outcomes: A Critical Appraisal of Atherogenic Index of Plasma in Non-ST-segment Elevation Myocardial Infarction
Orhan Karayiğit, Muhammet Cihat Çelik, Burcunur Karayiğit
PMID: 42053057  doi: 10.5543/tkda.2026.25136  Sayfalar 378 - 379
Makale Özeti |Tam Metin PDF

EDİTÖRE MEKTUP YANITI
23. 
Editöre Mektup Yanıtı: Tanımlar Sonuçları Şekillendirdiğinde: Non-ST-segment Elevasyonlu Miyokard Enfarktüsünde Aterojenik Plazma İndeksinin Eleştirel Değerlendirmesi
Reply to the Letter to the Editor: When Definitions Shape Outcomes: A Critical Appraisal of Atherogenic Index of Plasma in NSTEMI
Vedat Hekimsoy, Veysel Ozan Tanık, Bülent Özlek
PMID: 42095923  doi: 10.5543/tkda.2026.45742  Sayfalar 380 - 381
Makale Özeti |Tam Metin PDF

LookUs & Online Makale