Turk Kardiyol Dern Ars. Baskıdaki Makaleler: TKDA-94455 | DOI: 10.5543/tkda.2026.94455
Prematür Tip 1 Miyokard İnfarktüsünde Yüksek Trombüs Yükü: STEMI ile Başvuru, Koroner Akım ve Sistemik İnflamasyon Arasındaki Kesitsel İlişkiler
Mehmet Zafer Aydın1, Mehmet Kamil Teber1, Zülfiye Kuzu1, Can Baba Arın21Kardiyoloji Bölümü, Kayseri Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kayseri, Türkiye
2Kardiyoloji Bölümü, Siyami Ersek Göğüs ve Kalp-Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İstanbul, Türkiye
Amaç: Prematür miyokard infarktüsü (Mİ) geçiren hastalarda, başvuru sırasında hemogramdan elde edilen inflamatuvar indekslerin anjiyografik olarak belirlenen yüksek trombüs yükü (YTY) ile ilişkisi değerlendirildi.
Yöntem: 2020–2024 yılları arasında koroner anjiyografi uygulanan, 45 yaşından önce tip 1 Mİ geçirmiş ve sorumlu koroner lezyonu belirlenmiş ardışık hastalar, tek merkezli, retrospektif ve kesitsel bir çalışma kapsamında incelendi. Trombüs yükü, Thrombolysis in Myocardial Infarction (TIMI) trombüs derecelendirme skalası kullanılarak değerlendirildi; sorumlu damarı tıkalı olan hastalarda antegrad akım sağlandıktan sonra yeniden sınıflandırma yapıldı. YTY, derece 4–5 olarak tanımlandı. Nötrofil/lenfosit oranı (NLO) ve sistemik inflamatuvar yanıt indeksi (SIRI), klinik gerekçelerle oluşturulan ve ST yükselmeli miyokard infarktüsü (STEMI) ile başvurunun dahil edildiği ve edilmediği çok değişkenli lojistik regresyon modellerinde incelendi.
Bulgular: Toplam 137 hastanın (77 STEMI, 60 ST yükselmesiz miyokard infarktüsü [NSTEMI]) 81'inde sorumlu damar başlangıçta tıkalıydı; antegrad akım sağlandıktan sonra yalnızca iki lezyon derece 5 olarak sınıflandırılmaya devam edildi. YTY, 79 hastada (%57,7) saptandı ve STEMI ile başvuru (%67,1'e karşı %41,4; P = 0,003) ve sorumlu damarın tıkalı olması (%69,6'ya karşı %44,8; P = 0,004) ile ilişkili bulundu. NLO (P = 0,54) ve SIRI (P = 0,20) değerleri trombüs yükü kategorileri arasında anlamlı farklılık göstermedi ve ne olay öncesi özelliklere göre düzeltme yapıldığında (sırasıyla olasılık oranı [OR] 1,05; %95 güven aralığı [GA] 0,94–1,17 ve OR 1,13; %95 GA 0,95–1,35) ne de STEMI ile başvuru için ek düzeltme uygulandığında (sırasıyla OR 1,03; %95 GA 0,92–1,14 ve OR 1,08; %95 GA 0,90–1,30) YTY ile ilişkili bulundu; buna karşılık STEMI ile başvuru, YTY ile anlamlı düzeyde ilişkiliydi (OR 2,75; %95 GA 1,33–5,68; P = 0,006). Bulgular tüm duyarlılık analizlerinde tutarlılık gösterirken ayırt edici performans ihmal edilebilir düzeydeydi (eğri altında kalan alan değerleri 0,531 ve 0,564). Hastane içi klinik sonlanımlar açısından anlamlı farklılık saptanmadı; ancak bu karşılaştırmaların istatistiksel gücü yetersizdi.
Sonuç: Anjiyografik olarak doğrulanmış tip 1 Mİ geçiren genç hastalarda YTY, STEMI ile başvuru ve başlangıçtaki koroner oklüzyon ile ilişkili bulunurken başvuru sırasında ölçülen inflamatuvar indekslerle ilişkili değildi.
Anahtar Kelimeler: Koroner anjiyografi, koroner tromboz, inflamasyon, miyokard infarktüsü, ST yükselmeli miyokard infarktüsü.
Sorumlu Yazar: Mehmet Zafer Aydın
Makale Dili: İngilizce