ISSN 1016-5169  |  E-ISSN 1308-4488
Primer Perkütan Koroner Girişim Uygulanan Genç STEMI Hastalarında Eozinofil/Monosit Oranı ile ST-Segment Rezolüsyonu Arasındaki İlişki [Turk Kardiyol Dern Ars]
Turk Kardiyol Dern Ars. Baskıdaki Makaleler: TKDA-80962 | DOI: 10.5543/tkda.2026.80962

Primer Perkütan Koroner Girişim Uygulanan Genç STEMI Hastalarında Eozinofil/Monosit Oranı ile ST-Segment Rezolüsyonu Arasındaki İlişki

İsmail Balaban1, Simay Erdal1, Ayşe Nur Küçük1, Barkın Kültürsay2, Kadir Bıyıklı1, Çağrı Kafkas3
1Kardiyoloji Bölümü, Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İstanbul, Türkiye
2Kardiyoloji Kliniği, Tunceli Devlet Hastanesi, Tunceli, Türkiye
3Kardiyoloji Anabilim Dalı, Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İstanbul, Türkiye

Amaç: Primer perkütan koroner girişim (PKG) sonrası bozulmuş miyokardiyal reperfüzyon, ST-segment elevasyonlu miyokard enfarktüsü (STEMI) hastalarında olumsuz klinik sonuçlarla ilişkilidir. Eozinofil/monosit oranı (EMR), tromboinflamatuvar aktiviteyi yansıtan bir biyobelirteç olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışmada, primer PKG uygulanan genç STEMI hastalarında EMR ile ST-segment rezolüsyonu arasındaki ilişkinin araştırılması amaçlandı.
Yöntem: Bu retrospektif, tek merkezli çalışmaya Ocak 2022–Ocak 2026 tarihleri arasında STEMI nedeniyle primer PKG uygulanan ve 45 yaşın altında olan ardışık 492 hasta dahil edildi. Hastalar, başvuru sırasındaki EMR tertillerine göre sınıflandırıldı. Primer sonlanım noktası, primer PKG sonrası inkomplet ST-segment rezolüsyonu (<%70); ikincil sonlanım noktası ise no-reflow fenomeni olarak belirlendi. Klinik, laboratuvar, anjiyografik ve işlemsel özellikler EMR tertilleri arasında karşılaştırıldı. Tek değişkenli ve çok değişkenli lojistik regresyon, restricted cubic spline ve ROC analizleri gerçekleştirildi.
Bulgular: Düşük EMR değerleri; yüksek trombüs yükü, bozulmuş işlem sonrası TIMI akımı, artmış glikoprotein IIb/IIIa inhibitörü kullanımı, inkomplet ST-segment rezolüsyonu ve no-reflow fenomeni ile ilişkili bulundu (tümü p<0,001). Çok değişkenli analizde düşük EMR, inkomplet ST-segment rezolüsyonu ile bağımsız olarak ilişkili bulundu (OR 0,245; %95 GA 0,127–0,475; p<0,001). İkincil analizde düşük EMR, no-reflow ile ilişkiliydi (düzeltilmiş OR 0,079; %95 GA 0,021–0,238; p<0,001). ROC analizinde, EMR’nin inkomplet ST-segment rezolüsyonunu (AUC 0,757) ve no-reflow fenomenini (AUC 0,827) ayırt etmede kabul edilebilir düzeyde performans gösterdiği saptandı.
Sonuç: Düşük başvuru EMR değerleri, primer PKG uygulanan genç STEMI hastalarında bozulmuş miyokardiyal reperfüzyon ile ilişkili bulundu. EMR, başvuru sırasında reperfüzyonla ilişkili bir belirteç olarak değerlendirilebilir; ancak biyolojik ve klinik anlamı belirsizliğini korumakta olup ileriye dönük ve dış doğrulama içeren çalışmalarla doğrulanması gerekmektedir.

Anahtar Kelimeler: Eozinofil/monosit oranı, genç miyokard enfarktüsü, no-reflow fenomeni, ST-segment rezolüsyonu.


Sorumlu Yazar: İsmail Balaban
Makale Dili: İngilizce
×
APA
NLM
AMA
MLA
Chicago
Kopyalandı!
ATIF KOPYALA
LookUs & Online Makale