Koroner arter hastalığı oluşumunda serum total kolesterol ve LDL kolesterol düzeyinin etkisi net olarak gösterilmişse de trigliseridlerin rolü henüz tam açıklığa kavuşmamıştır. Serum tokluk lipid profilinin esas bileşenini trigliseridden zengin lipid parçacıkları oluşturur. Tokluk dönemi günün yaklaşık olarak 3/4'ünü kaplar ve lipoproteinler arasında lipid değişimi bu dönemde meydana gelir. Tokluk döneminde serumda oluşan trigliseridden zengin lipoproteinler şilomikronlar, VLDL ve bu iki lipoproteinin artıklarıdır. Postprandiyal lipemi dönemi, yemek sonrası plazmada trigliseridden zengin lipoproteinlerin oluştuğu dönemi ve metabolizmasını kapsar. Bu dönemde oluşan lipoproteinlerin aterojenik olup olmadığı 1950 yılından bu yana yapılan çalışmalarda araştırılmıştır. Çalışmalarda bu lipoproteinlerin hem diğer lipoproteinler, özellikle de HDL kolesterol ile olan bağlantıları, hem de dolaysız olarak damar duvarına geçip aterogenezi başlatabilme özellikleri nedeniyle aterojen özelliğe sahip oldukları sonuçları çıkarılmıştır. Postprandiyal lipid metabolizmasını bozacak olaylar damar duvarının bu lipidler ile damar duvarının daha yoğun temas etmesine sebep olup teorik olarak ateroskleroz gelişimine katkıda bulunabilir. Ancak bu konuda kesin bilgiler elde etmek açıklayabilmek için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.
Copyright © 2024 Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi