ISSN 1016-5169  |  E-ISSN 1308-4488
Genç NSTEMI Hastalarında Perkütan Koroner Girişim Sonrası Castelli Risk İndeksi-II ve Tekrarlayan Revaskülarizasyon: Retrospektif Tek Merkezli Bir Çalışma [Turk Kardiyol Dern Ars]
Turk Kardiyol Dern Ars. Baskıdaki Makaleler: TKDA-25252 | DOI: 10.5543/tkda.2026.25252

Genç NSTEMI Hastalarında Perkütan Koroner Girişim Sonrası Castelli Risk İndeksi-II ve Tekrarlayan Revaskülarizasyon: Retrospektif Tek Merkezli Bir Çalışma

Büşra Güvendi Şengör1, Tuba Unkun1, Cemalettin Yılmaz2, Mustafa Furkan Kılıçarslan1, Simay Erdal1, Ayşenur Küçük1, Aykun Hakgör3, Regayip Zehir1
1Kardiyoloji Kliniği, Kartal Koşuyolu Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İstanbul, Türkiye
2Kardiyoloji Anabilim Dalı, Yalova Üniversitesi Tıp Fakültesi, Yalova, Türkiye
3Kardiyoloji Kliniği, Medipol Mega Üniversite Hastanesi, İstanbul, Türkiye

Amaç: Perkütan koroner girişim (PCI) sonrası tekrarlayan revaskülarizasyon ihtiyacı, özellikle genç hastalarda önemli bir klinik sorun olmaya devam etmektedir. Bu çalışmada, ST-segment elevasyonsuz miyokard enfarktüsü (NSTEMI) nedeniyle PCI uygulanan genç hastalarda tekrarlayan revaskülarizasyon ile ilişkili klinik ve aterojenik faktörlerin araştırılması amaçlandı.
Yöntem: Bu retrospektif, tek merkezli gözlemsel çalışmada, Ocak 2020-Aralık 2024 döneminde NSTEMI nedeniyle PCI uygulanan 45 yaş altındaki 466 hasta değerlendirildi. Aterojenik plazma indeksi (AIP), remnant kolesterol inflamasyon indeksi (RCII), trigliserid-glukoz (TyG) indeksi, Castelli risk indeksi-I (CRI-I) ve Castelli risk indeksi-II (CRI-II) dahil olmak üzere çeşitli lipitle ilişkili indeksler analiz edildi. Birincil sonlanım noktası yalnızca tekrarlayan revaskülarizasyondu. CRI-II’nin artımsal prognostik değerini değerlendirmek amacıyla, temel modele CRI-II’nin eklendiği çok değişkenli Cox modelleme yaklaşımı kullanıldı.
Bulgular: Medyan 37,2 (22,1-51,9) aylık takip süresi boyunca 73 hastada (%16) tekrarlayan revaskülarizasyon gelişti ve bu olayların çoğunluğunu hedef olmayan damar revaskülarizasyonu oluşturdu. Tekrarlayan revaskülarizasyon gelişen hastalarda CRI-II düzeyleri anlamlı olarak daha yüksekti (P = 0,03). CRI-II ile birlikte hipertansiyon ve bifurkasyon lezyonlarının tekrarlayan revaskülarizasyon ile bağımsız olarak ilişkili olduğu saptandı (sırasıyla HR: 1,30, %95 GA: 1,09-1,55, P = 0,003; HR: 2,09, %95 GA: 1,27-3,45, P = 0,004; ve HR: 2,26, %95 GA: 1,19-4,27, P = 0,01). CRI-II’nin modele eklenmesi, ayırt edici performansta sınırlı bir artış sağladı (Harrell C-indeksi 0,684’ten 0,694’e). Kaplan-Meier analizinde yüksek CRI-II düzeyleri, anlamlı olarak daha yüksek tekrarlayan revaskülarizasyon oranı ile ilişkiliydi (log-rank P < 0,0001).
Sonuç: NSTEMI nedeniyle PCI uygulanan genç hastalarda yüksek CRI-II düzeyi, hipertansiyon ve bifurkasyon lezyonları tekrarlayan revaskülarizasyon ile bağımsız olarak ilişkili bulundu. Bununla birlikte, CRI-II’nin ayırt edici performansı sınırlı olup risk sınıflandırmasındaki klinik yararlılığının belirlenmesi için ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.

Anahtar Kelimeler: Castelli risk indeksi-II, NSTEMI, tekrarlayan revaskülarizasyon, genç hastalar.


Sorumlu Yazar: Büşra Güvendi Şengör, Türkiye
Makale Dili: İngilizce
×
APA
NLM
AMA
MLA
Chicago
Kopyalandı!
ATIF KOPYALA
LookUs & Online Makale