Amaç: Bu çalışmanın amacı, rezidüel patent duktus arteriozus (rPDA) nedeniyle yapılan transkateter yeniden girişimlere ilişkin tek merkez deneyimimizi, özellikle anatomik özellikler ve teknik yaklaşımlar açısından sunmaktır.
Yöntem: Ocak 2021 ile Mayıs 2025 arasında rPDA’nın transkateter kapatılması uygulanan altı hasta (medyan yaş 2,9 yıl; aralık 1,2–16) retrospektif olarak incelendi. Yeniden girişim, daha önce implante edilmiş yabancı materyal varlığında persistan rezidüel şant bulunması nedeniyle; öncelikle hemodinamik ve anatomik değerlendirmelere dayanarak gerçekleştirildi. İnfektif endarterit ve hemoliz ek potansiyel riskler olarak dikkate alındı. Prosedür kayıtları, anjiyografik bulgular, cihaz seçimi ve sonuçlar analiz edildi.
Bulgular: Beş hastaya daha önce transkateter PDA kapatılması, bir hastaya ise cerrahi ligasyon uygulanmıştı. Transkateter olgular arasında persistan şantın nedeni iki hastada gecikmiş malpozisyon, iki hastada inkomplet oklüzyon ve bir hastada tromboze olmayan koil idi. İki hastada orijinal ADO II cihazı pulmoner artere doğru malpoze idi; bu nedenle önceki oklüderi kapsayacak şekilde ikinci bir cihaz yerleştirildi. Bir hastada santral akımı devam eden tromboze olmayan koil “stent benzeri” bir konfigürasyon oluşturmuş olup, koili diskleriyle örten yeni bir cihaz implantasyonu ile kapatma sağlandı. Cerrahi olguda ise rezidüel duktus ve komşu aortopulmoner kollateral arter tek bir cihazla başarıyla oklüde edildi. Tüm hastalarda komplikasyon gelişmeden tam kapanma elde edildi.
Sonuç: Bu tek merkezli olgu serisinde, rezidüel PDA için transkateter yeniden girişimin, malpoze önceki cihaz varlığında dahi uygulanabilir olduğu gösterildi. Dikkatli anatomik değerlendirme ve bireyselleştirilmiş prosedürel planlama, rezidüel şantların başarılı şekilde kapatılmasını sağlamıştır.
Anahtar Kelimeler: Coil oklüzyonu, cihaz ile kapatma, patent duktus arteriozus / komplikasyonlar, rezidüel patent duktus arteriozus, transkateter yeniden girişim
Copyright © 2026 Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi
