Amaç: Erektil disfonksiyon (ED) ile kardiyovasküler hastalıklar, özellikle endotel disfonksiyonu ve ateroskleroz gibi benzer vasküler patolojileri paylaşmaktadır. Artan kanıtlar, klinik kardiyovasküler hastalık bulunmasa dahi, ED’nin altta yatan kardiyak anormalliklerin, özellikle diyastolik disfonksiyonun (DD) erken bir belirtisi olabileceğini göstermektedir.
Yöntem: Bu prospektif, tek merkezli çalışmada, yaş ve beden kitle indeksi açısından eşleştirilmiş 87 ED hastası ile 53 sağlıklı birey karşılaştırılmıştır. ED şiddeti, Uluslararası Erektil Fonksiyon İndeksi (IIEF) kullanılarak değerlendirilmiş ve hafif, orta ve ağır ED olarak sınıflandırılmıştır. Diyastolik fonksiyon, kılavuzlara uygun şekilde ekokardiyografi ile değerlendirilmiştir.
Bulgular: ED’li hastalarda sol ventrikül DD’sinde anlamlı bozulmalar gözlenmiştir; bunlar azalmış E/A ve e′ hızları, uzamış interventriküler gevşeme süresi (IVRT) ve sol atriyum (LA) genişlemesi ile karakterizedir. ED şiddetindeki artışla birlikte, sağ ventrikül (RV) diyastolik parametrelerinde bozulmalar (düşük RV e′, artmış RV E/e′ oranı) arasında korelasyon saptanmıştır. Özellikle LA genişlemesi ve IVRT, ED’nin bağımsız belirleyicileri olarak tanımlanmıştır.
Sonuç: ED, belirgin kardiyovasküler hastalık olmasa bile subklinik biventriküler DD ile bağımsız olarak ilişkilidir. ED’li erkeklerde transtorasik ekokardiyografi ile yapılacak değerlendirme, gizli kardiyak disfonksiyonun erken saptanmasına katkı sağlayabilir ve kardiyovasküler risk değerlendirmesini iyileştirebilir.
Anahtar Kelimeler: Diyastolik disfonksiyon, erektil disfonksiyon, transtorasik ekokardiyografi
Copyright © 2026 Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi
