Turk Kardiyol Dern Ars. 2013; 41(3): 207-211 | DOI: 10.5543/tkda.2013.38073
Koroner bifurkasyon lezyonlarının klinik ve morfolojik değerlendirilmesi
Mustafa Kurt1, Ibrahim Halil Tanboga2, Mehmet Fatih Karakaş1, Eyup Büyükkaya1, Adnan Burak Akçay1, Nihat Şen1, Enbiya Aksakal21Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kardiyoloji Ana Bilim Dalı, Hatay
2Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kardiyoloji Ana Bilim Dalı, Erzurum
Amaç: Koroner bifurkasyon lezyonlarının anatomik ve morfolojik özelliklerini araştırmayı
Çalışma planı: Çalışmaya koroner anjiyografi yapılan 542 stabil hasta alındı. Bifurkasyon lezyonları en az 2.5 mm çaplıve en az %50 darlık olan ana dal ve yan dal lezyonları olarak tanımlandı. Bu ölçütler kullanılarak, bifurkasyon lezyonlarının varlığı ve sayısı, bu lezyonların bulunduğu damarlar, Medina sınıflandırmasına göre lezyonun tipi ve bifurkasyon lezyonunun açısı belirlendi.
Bulgular: Bifurkasyon tanımına göre hastaların %19.3’ünde(n=105) bifurkasyon lezyonu vardı. Bunların %77’sinde, bifurkasyon açısı 70°’nin altında idi. Tüm lezyonların yaklaşık %37’si Medina 1.1.1 sınıflandırması ile uyumlu idi. Tümbifurkasyon lezyonlarının yaklaşık %56’sı sol ön inen arter (LAD), %25.4’ü sirkumfleks arter (Cx) ve %12.5’i sağ koroner arter (RCA) bölgesinde idi. Medina 1.1.1 tip lezyonlar ensık LAD ve RCA’da gözlenirken en az Cx ve sol ana koroner bölgesinde saptandı. Diyabet bifurkasyon lezyonu olan hastalarda olmayanlara göre anlamlı olarak yüksek sıklıkta saptandı.
Sonuç: Bifurkasyon lezyonları koroner anjiyografi pratiğinde sıkça gözlenmektedir. Bunların anjiyografik özellikleri ve bu lezyonların klinik durumla ile ilişkisi uygun girişimsel tedavinin seçiminde çok önemli olabilir.
Anahtar Kelimeler: Anjiyoplasti, balon, koroner, çatallanma lezyonları; koroner anjiyografi; koroner darlık.
Sorumlu Yazar: Mustafa Kurt, Türkiye
Makale Dili: İngilizce